5 Aralık 2017 Salı

Babama Veda



Babama Veda 

Bu yazı yazarının izniyle yayınlanmıştır. Aynı isimli yazının bir bölümü alıntılanmıştır.

 "...Babam, gerçekten gittin mi sen şimdi? Çok uzun, kötü bir kabus mu bu? Sen bilirsin sen söyle, uyuyup uyansam geçer mi babam? Delikanlı mahçup gülümsemeni de alıp mı gittin babam? Kahverengi güzel gözlerini, yumuk yumuk ellerini, minicik tertemiz ayaklarını?...."

"...Ne güzel şeyler öğrettin bize, merhameti, doğruluğu, dürüstlüğü, gururu. Hep ders verdin bize hayatın boyunca. Ama bu son dersin olmadı babam, içimize kor ateşi attın da gittin. Bu yükü son nefesimize kadar nâsı taşırız babam? "

"...Hasret kaldık yüzüne, bi bakışına. Saçını bile sevemedik. Okşayamadık, sarılıp öpemedik babam. Kokunu doya doya içimize çekemedik. O güzel sesini duyamadık. Hani çok severdin türküleri, biz şimdi boğazımız düğümlenmeden nasıl türkü dinleriz, nasıl türkü söyleriz babam? Bu bizim cezamız mı babam?"

"...Yaktın bizi babam, yüreğimizi dağladın. Kor ateşlere attın bizi. Fırtınalarda bıraktın. Ama artık düşünme bizi, sen rahat uyu. Dünya denen cehennemden çok daha güzel bi yere gittiğini düşünmek huzur veriyor az da olsa, yüreğimize su serpmeye hakkımız olmasa da. Ayağına taş değmesin babam. Yolun açık olsun. Allahaısmarladık..."



Ezel Ebed

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder