Bayram
Bu yazı yazarının izniyle yayınlanmıştır. Yazının orjinal yayınındaki şekliyle tümü değiştirilmeden alıntılanmıştır.
Bugün bayram babam. Sensiz ilk bayram.
Bugün bayram günü derler alem eğlenir türküsünün vaktidir babam.
Bize bayram değil maalesef.
Seni görmeye mezarlığa gittim bugün, düşünsene ne acı. Mezar taşını sevdim, toprağını okşadım, çiçeklerine baktım sadece. Seni göremedim, elini öpemedim babam.
Ne güzelmiş önceki bayramlarımız. Annemlere gidiyoruz diyebildiğimiz bayramlar. Elini öptüğümüz, cümbür cemaat neşe içinde yemek yediğimiz, her kafadan bir ses çıktığı o günler. Bizi batıracak mısınız lan deyişin. Çocuklara 5 lira verme vaadiyle elini öptürmeye çalışman. Sonra sıkılıp kaatçı var mı kaatçı demen. Gıcık verdirenlere kızman. Yüz milyon küfürle elini asker gibi dizmen. Çift deyip annemin 6 ya açmasıyla kafa yemen. En küçük çay bardağı ile çayını içmen. En büyük yemek kaşığı ile tüm yemekleri birbirine katıp hapur hupur midene indirmen. Hi hi hi diye simsiyah dişlerini göstererek gülmen. Keyfin yerindeyse bir iki türkü patlatman. Gözleri fettan güzel, yiğit muhtaç olmuş kuru soğana. Etek sarı olmasın ama babam, hastanede söylemiştin, o türkü olmasın.
Yokluğun o kadar belli ki babam. Sanki bir kişi değil de 10 kişi eksildik. Kalabalık içinde yalnızız, çok yalnızız babam.
Bu bayramı göremedin babam. İstanbul'da güzel bi hava vardı bu bayram gününde, ne sıcak ne soğuk, tam senin seveceğin bir havaydı. Bu güzel bayram gününü göremedin babam, bu güzel havayı içine çekemedin. Ve sebebin olduğumuzu bilmek nasıl ağır bir yük anlatamam babam, kahroluyor insan. Yavaş yavaş kendini yok etmek, yiyip bitirmek gibi, hem de gayet isteyerek.
Bayramın mübarek olsun babam. Öpüyorum ellerinden. Nur içinde yat. Allah ağrıtıp incitmesin seni. Canım babam.
Yayınlayan: Ezel Ebed
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder