5 Aralık 2017 Salı

7



7

Bu yazı yazarının izniyle yayınlanmıştır. Yazı alıntılanırken, olduğu gibi korunmuştur.

Babam, tam bir hafta oldu senden ayrılalı. Geçen hafta bu saatlerde buzdolabındaydın babam, insanlar görmeye geldi seni, hıçkırarak çıktılar yanından babam.

Sen yokken ben yemek yedim, su içtim. Ne çok sevdiğini düşünüp çay içtim, efkarlanıp sigara yaktım yanında. Uyudum, uyandım. Yürüdüm. Nefes aldım. O sevdiğin türküyü söylemeye çalıştım. Senin hiçbirini yapamadığını bile bile. Affet babam.

Ara sıra çıkardım seni aklımdan. Acım hafifledi. Bazen inkar ettim öldüğünü, kötü bir rüya zannettim. Hala hastanede misin acaba diye şüphe düştü yüreğime. Çıkıp eve gelirsin diye bekledim. Daha az ağlamaya başladım, yüreğim nasırlaştı. Alıştım sanırım. Kabullendim. Affet babam.

Eski resimlerine baktım hep. Her resimde farklı bir şeyler aradım. Mahçup bi mutluluk vardı hepsinde. Bu kadar tatlı ve güleryüzlü olduğunu ölünce farkettim ancak. Affet babam.

Evdeki kıyafetlerini sevdim, kokladım. Hangisinde kokun kalmış diye anlamaya çalıştım. O kahverengi hırkada buldum seni en çok. İçime çekip kokunu da götürmeye çalıştım yanımda. Ölmeden önce öpüp koklamadım, sarılmadım sana doğrudürüst. Affet babam.

Benim babam ne kadar mert, ne kadar cesur, ne kadar akıllıymış dedim. Yardımsevermiş, kanaatkarmış. Dünya malına asla tamah etmezmiş. Hak ve helal için yaşarmış dedim. Pırlanta gibi adammış dedim. Eşi benzeri yokmuş dedim. Ölmeden önce ufacık kusurların görünüyordu gözüme. Affet babam.

Ömrün boyunca hep bir arsa istedin, çiçekler dikip ağaçlar yetiştireceğin. Sonunda 2 metrekare bir arsan oldu, teninle besleyip kanınla sulayacağın. Affet babam.

Keşke dedim en çok. Keşkelerim burdan Fizan'a yol oldu. İçim içimi yedi. Yaptıklarım, yapamadıklarım dert oldu yüreğime. Sana layık bir evlat olamadım. Affet babam.

Ama hep iyi ki dedim. Iyi ki senin evladın oldum. Senin huyundan suyundan aldım. Vakit geçirebildim, tanıyabildim seni. Güzel sesinden türküler dinleyebildim. Hep haklı olan sivri dilinden nasiplendim. Senin gibi dosdoğru, dimdik olmayı gaye edindim. Ama doyamadım sana, yetmedi babam.

Yine güzel bir yerlerde olduğunu hayal ederek huzur bulmaya çalışıyorum babam. Ama burada da çok özleniyorsun unutma sakın. Sen böyle şeyleri duymayı sevmesen de seni çok seviyorum babam. Selametle. Babam, gerçekten gittin mi sen şimdi? Çok uzun, kötü bir kabus mu bu? Sen bilirsin sen söyle, uyuyup uyansam geçer mi babam?


Yayınlayan: Ezel Ezeb

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder